Valenki – Валенки

Bugünkü dersimizde Rusya’da soğuk bir kışın sembolü olan Valenki adındaki keçe yün çizmelerine dair ünlü bir halk şarkısını paylaşıyoruz.

Bu şarkı, eski Çingene oyun parçasından kaynaklanır, ünlü bir Rus sanatçısı olan Lidiya Ruslanova’nın yorumlamasıyla Rus halk şarkısı olarak kabul edilmeye başladı. Bu, şakacı bir parça. Tembel bir erkekle kendisini seven bir kız arasındaki diyaloğ şeklinde geçiyor. Erkeğin Valenki keçi ayakkabısı eskimiş olduğu için kışın dışarı çıkıp bir türlü sevgilisine ulaşamadığını, aynı zamanda kızın Nikolay sevgilisine gitmek için ayazda çıplak ayaklarla yürüdüğünü anlatıyor.

 {youtube}5-LBIeg4LPc{/youtube}

Rusça Okunuşu Türkçe Tercümesi
ВАЛЕНКИ       VALENKİ
Ва́ленки да ва́ленки, [Válinki da válinki] Valenki, valenki
Ой, да не подши́ты ста́реньки. [Oy, da ni patşı́tı stárin’ki] Sökülmüş dikilmemiş, çok eskimiş
Нельзя́ ва́ленки носи́ть, [Nil’zyá válinki nasít’] (Bu haldeki) Valenki giyemem ki!
Не́ в чем к ми́ленькой сходи́ть, эх. [Néfçim k mílin’kay shadít’]  (Onun için) sevgilime gitmek için giyecek ayakkabım yok, eh!
Ва́ленки да ва́ленки, [Válinki da válinki] Valenki, valenki
Ой, да не подши́ты ста́реньки. [Oy da ni patşı́tı stárin’ki] Sökülmüş dikilmemiş, çok eskimiş
Ва́ленки да ва́ленки, [Valínki da valínki] Valenki, valenki
Ой, да не подши́ты ста́реньки. [Oy da ni patşı́tı stárin’ki] Sökülmüş dikilmemiş, çok eskimiş
Ой, ты, Ко́ля, Ко́ля-Никола́й, [Oy tı Kólya, Kólya-Nikaláy] Sen de Kolya, Kolya-Nikolay
Сиди́ до́ма, не гуля́й. [Sidí dóma ni gul’áy] Evde oturup da dışarı çıkma
Не ходи́ на тот коне́ц, [Ni hadí na tot kanéts] (Köyün) öbür ucuna gidip
Ох, не носи́ де́вкам коле́ц. [Oh, ni nasí défkam kaléts] Kızlara yüzükler götürme!
Чем пода́рочки дари́ть [Çem padáraçki darít’] Hediye vermek yerine
Лу́чше б ва́ленки купи́ть [Lúçşep válinki kupít’] Valenki almak daha iyi (olmaz mı)?
Ва́ленки да ва́ленки, [Válinki da válinki] Valenki, valenki
Ой, да не подши́ты ста́реньки. [Oy da ni patşı́tı stárin’ki] Sökülmüş dikilmemiş, çok eskimiş
Суди́ лю́ди, суди́ Бог, [Sudí l’údi, sudí Boh] İnsanlar ve Tanrım, siz tanık olun
Как же я люби́ла: [Kákjı ya l’ubíla] Benim ne kadar çok sevdiğime!
По моро́зу босико́м [Pamarózu basikóm] Ayazda çıplak ayaklarımla
К ми́лому ходи́ла [Kmílamu hadíla] Sevgilime yürüyerek gidiyordum!
     

Bir sonraki derste görüşmek dileğiyle…

Kaynak: Sputnik